Alevi Haber Merkezi

Laiklikten Barıştan Kardeşlikten Açık Taraf Olan Alevilerin Güncel Haber Bilgi Sitesi®

12 Jul 2007 için Arşiv

Hüseyin Yalçın Dede’yle Söyleşi

Yazan: alevihaber Temmuz 12, 2007

Adana’da yaşamını sürdüren ve günümüzün önde gelen inanç önderlerinden Hüseyin Yalçın Dede’yle Röportaj.

Röpartaş/Ayhan Aydın

Alevilik ile dedelerle ilgili bilgilerinizi kimden / kimlerden öğrendiniz?

Eğer bir dedenin soyu Evladı Resul’a dayanıyorsa kendi ailesi ve özellikle de pirlerinden hizmet karşılığında, himmetle mümkündür. O kemaletin tüm niteliklerini kendisinde toplaması şarttır. Pirimiz Seyyid Munzur Emre’nin çocukları olmazdı. Küçük yaşımdan itibaren onun dizinin dibinde yetiştim. 1960’ların sonunda rahmetlik oldu. Mekanı cennetlik olsun. Minnet borçluyum.

Çocukluğunuz nasıl bir ortamda geçti. Ayrıntılarıyla anlatır mısınız?

Bir evladı Resulün çocukluğu Alevi toplumu içinde, edep erkan kuralları dahilinde özüne yakışır bir biçimde geçmesi zorunludur. Anlatımı sayfalar alır. Bunu yaşayan ve gören bilir. Kendi köyümüzde 1950-60 yılları arasında cemlerimiz sürekli yapılırdı. O cemlere çocuklar alınmazdı. Ama her cemde bu fakir pirinin dizinin dibinde oturtulurdu.

Sizce dedeler kimlerdir? Kendinizi bir dede olarak nasıl tanımlıyorsunuz?

Alevi evrenselliğinde İmamı Hasan ve İmam Hüseyin soyundan gelenlere dede denir. Ancak hizmeti karşılığı himmet alan erenler de ocaklarda mecbur olduğu bu yolun edep erkan hizmetlerini yerine getirendir. Bir dede toplumunu bulunduğu çağa adapte edebilmelidir. Özellikle de çağın bilim ve teknolojisine ayak uydurabilen; yol evlatlarında bu istikamette eğitip bilgilendirendir. Bir dede her şeyden önce kendisini yetiştiren, çağdaş demokrat, laik düşünceye sahip barıştan yana özgür düşünene ulusal birlikten yan olan, sosyal hukuk devlet yapısını savunan 72 millete aynı nazarla bakan ve kendisini yetiştirmiş sevgi ve hoşgörülü olan kimsedir. Çünkü ecdadımız İmam Ali şöyle buyurmuştur; “Çocuklarınızı kendinize göre değil, bulunduğu çağa göre yetiştiriniz” der.

Dedelik nasıl ve ne zaman doğmuştur?

Mürşit, pir, rehber kavramları Muhammed Ali Cebrail üçlemesine dayanır. Aynı zamanda Anadolu Aleviliğinde de Mürşit Ali, Pir İmam Hüseyin’dir. Rehber de Cebrail A.S.’dır. Çünkü Alevilikte himmet almak hizmetle mümkündür. Bu yolda hizmet uğruna Hz. Hüseyin Kerbela’da ser vermiştir. Örneğin; İmam Hüseyin bir gün postta otururken atası Muhammed Mustafa kapıdan içeri girince İmam, dedesine soruyor; Ya dede sen mi ulusun yoksa yol mu uludur? Hz. Peygamber; Ya Hüseyin ben ahiri zaman peygamberiyim, buyurunca İmam Hüseyin darda dur ya Ata buyuruyor. Tam o sırada babası Aliyel Murtaza girince aynı soruyu babasına yöneltiyor. Hz. Ali peygamberin cevabını öğrenince; “Ya Hüseyin atan Muhammed Mustafa doğru demiştir” buyurunca Hz. Hüseyin babasını da dara dikmiştir. İşte o anda Cenabı Hakk Cebrail’e emrederek; “Git peygambere ve İmamı Ali’ye rehber ol dardan indir de ki yol uludur.”

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Alevi Haber, Güncel, Haberler, Röportaj | 1 Yorum »

Aleviliğin resmen tanınması gerekir

Yazan: alevihaber Temmuz 12, 2007

Aleviliğin resmen tanınması gerekir

Gülay DURGUT / FRANKFURT/Hürriyet

Cem Vakfı Avrupa Genel Koordinatörü Alişan Hızlı Aleviliğin Türkiye’de resmen tanınmıyor olmasını “Türkiye’nin ayıbı” olarak nitelendiriyor

Cem Vakfı Avrupa Genel Koordinatörü Alişan Hızlı Aleviliğin Türkiye’de resmen tanınmıyor olmasını “Türkiye’nin ayıbı” olarak nitelendiriyor ve Aleviliğin resmen tanınması için Cem Vakfı olarak Ankara’da dava açtıklarını hatırlatarak ilk duruşmanın “olumlu” geçtiğine dikkat çekiyor. Hızlı “Cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını, dedelerimizin kadrolaşmasını istiyoruz. Bir camiye, bir sinagoga, bir kiliseye nasıl olanaklar sağlanıyorsa, aynı olanakların cemevlerine de sağlanmasını istiyoruz” şeklinde konuşuyor ve ekliyor “Sonucun olumlu olacağına inanıyorum.”

Aleviliğin Türkiye’deki durumu nedir sizce?

Bizim Avrupa’da yaptığımız birlik beraberlik çalışmaları Türkiye’ye de yansımaya başladı. Türkiye’deki bir çok ceme ben de katıldım. Ankara cemine de katıldım. Gördüm ki, eskiden Alevilere radikal gözle bakan insanlar, bir çok belediye başkanı tam kadro cemdeydi. Yani size samimiyetimle söylüyorum, yüzlerce Sünni aydın, yazar, politikacı, vatandaş gördüm cemlerde. Görülüyor ki, Türkiye’de de tanıtım eksikliği varmış bugüne kadar. Bizim ülkemizde bu birlikleri yaratmak için çabalamamızın bir sebebi daha var. Size onu da söyleyeyim. Şimdi Türkiye’nin komşularına bakalım. Ortadoğu’da Filistin’de görüyorsunuz, birbirlerini nasıl hırpalıyorlar, komşumuz bitişiğimizdeki Irak’ta bir gün Şiilerin camisi bombalanıyor, bir gün Sünnilerin. Yani bu mezhep kavgaları yüzünden ülkeyi ne hale getirmişler. Biz Atatürk’ün kurduğu laik cumhuriyette, birlik beraberlik içinde dış güçlere karşı birbirimizi korumalıyız. Ben bu birliğe ülkemizin bütünlüğü açısından çok önem veriyorum ve bunu da üzerinde durarak yapıyorum.
Türkiye’de Aleviliğin resmen tanınmaması size neler hissettiriyor, neler düşündürüyor?
O bir eksikliktir. Türkiye’nin ayıbıdır, hükümetin ayıbıdır. Biz Aleviliğin resmen tanınması için Türkiye’de dava açtık ve bu davaları er veya geç kazanacağız. Birinci duruşma Ankara’da oldu. Çok olumlu geçti. Biz bugüne kadar ülkemizi dış platformlarda şikayet etmedik. Ülkemizi götürüp dış güçlere şikayet etmekten onur duymuyoruz. Ama ülkemizin yasalarına güvenerek, Türkiye Cumhuriyeti yasaları nezdinde dava açtık. Sonucun olumlu olacağına inanıyorum.
Aleviliğin Türkiye’de resmen tanınmasını bekliyorsunuz?
Evet, öyle bir sonuç gelebilir. Ben öyle olacağına inanıyorum. Çalışmalarımıza Prof.Dr. İzzettin Doğan önderliğinde devam ediyoruz. Biz cemevlerinin tanınmasını istiyoruz. Dedelerimizin de kadrolaşmasını istiyoruz. Bir camiye, bir sinagoga, bir kiliseye nasıl olanaklar sağlanıyorsa, aynı olanakların cemevlerine de sağlanmasını istiyoruz.
Alevilerin sorunlarının çözümü neye bağlı sizce?
Vatandaşlık hakkı ne gerektiriyorsa, eşit şekilde uygulanması lazım. Anayasa’nın 10′uncu ve 24′üncü maddesi bunu açıklıyor. “Türkiye vatandaşları eşit haklara sahiptir” diyor. Ancak o şekilde sorunlar çözülebilir. Bir de Aleviler bürokraside yer bulamıyorlar. Mesela, Alevi kökenli emniyet müdürü yok, Alevi kökenli vali yok. Bu eksikliklerin de giderilmesi lazım.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Alevi Gündem, Alevi Haber, Cem Vakfı, Güncel, Haberler, Röportaj | 2 Yorum »