<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
		>
<channel>
	<title>Aleviliğin resmen tanınması gerekir yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://alevihaber.wordpress.com/2007/07/12/aleviligin-resmen-taninmasi-gerekir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://alevihaber.wordpress.com/2007/07/12/aleviligin-resmen-taninmasi-gerekir/</link>
	<description>Laiklikten Barıştan Kardeşlikten Açık Taraf Olan Alevilerin Güncel Haber Bilgi Sitesi®</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Aug 2009 17:09:24 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Av.A.Guvercin tarafından</title>
		<link>http://alevihaber.wordpress.com/2007/07/12/aleviligin-resmen-taninmasi-gerekir/#comment-264</link>
		<dc:creator>Av.A.Guvercin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2007 21:23:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://alevihaber.wordpress.com/2007/07/12/aleviligin-resmen-taninmasi-gerekir/#comment-264</guid>
		<description>Artık Yeter …Avrupa gazetesinde yayinlanmistir 

Artık Yeter …

AKP&#039;nin 22 Temmuz seçim beyannamesinde ve 60. hükümet programında,  ağırlıklı olarak yer tutan sivil anayasa  yapma fikri toplumun geniş kesimlerinde  yankı buldu. İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cem Evi Başkanı Avukat Ali Güvercin’de bu konuyu alevi cemaatinin hakları açısından  değerlendirdi. Güvercin, Türkiye’de son günlerde  Türkiye’de herkesin her şeyi çekinmeden söylediği, herkesin her konuda, hakkını hukunu sonuna kadar savunduğu görünümü verilerek bir anayasa hazırlandığını söyledi.  Güvercin,  bunun malesef ki hak-hukuk kavramlarını  retorik olarak kullanan bir görünümden başka bir şey olmadığını bildirdi.  Güvercin, hak-hukuk kavramları bu görünümü yaratanlarca,  inanılan  bir kavram değildir dedi.
Alevilere  Yapılan Zulme Karşı Ses  Yok
Alevilere yapılan zulme karşı  vicdanları rahatlatacak tek bir ses cıkmadığına değinen Güvercin,  tartışılan hak ve  özgürlükleri,  kim veya kimlerin  tartıştığına bakmak gerektiğini ifade etti.  Güvercin, anayasa komisyonun icerisinde bir tane  Alevi olmadığını, dolayısıyla alevilerin ibadethanelerine kavuşmaları gerektiğinden söz edebilecek tek bir kimse olmadığına işaret etti.  Güvercin, yüzyıllardır, alevi inançlarına yapılan zulmü yok saymaya çalışmanın Türkiye’nin  sıkıntılarını ciddi anlamda arttırdığını vurguladı.
Türkiye Gündemi Kısır Çekişmelerle  Meşgul Ediliyor
Türkiye gündeminin yıllardır,  başörtüsü gibi konularla meşgul edildiğini, bazı kesimlerin de  bu konuyu inançlara müdahale gibi göstermeye çalıştıklarını da söyleyen Güvercin,  bu tutumlarında ısrarla sürdürüldüğünü açıkladı.  Güvercin, bu tartışmaları yapanların,  haksızlığı artıracak bazı olayları körüklemekten de geri kalmadığını, çünkü bunların  amaçlarının  inanç özgürlüklerine hizmet etmek değil aksine din’i çıkarlarına göre kullanmak olduğunu bildirdi. Bu durumun  Türkiye&#039;nin huzur ve barış ortamına zarar vermekten başka hiçbir işe yaramadığına değinen Güvercin, birilerinin,  Alevilerin inançlarnın, etnik kültür, renk ayrımcılığı vs. değerlere bağli olmadığını anlaması gerekir dedi. Güvercin açıklamalarına şu şekilde devam etti:  Biz tüm insanlığa bir nazarla bakan , incinsende de incitme ilkesini özümseyen bır ‘milletiz’. Niçin inançlarımızı engellemek için yüzyıllardır haklarımızı gasp ediyorlar?  bunun altında yatan nedenlerin başında bu toplumun inanç ve kültürünü asimile etme amaçı gelmektedır  Bu mümkün müdür? Elbetteki hayır. Çok büyük bir kitle artık yeter denilen noktaya getirilmistir.  Oysa amaçımız; Hz.Muhammet&#039;ten bu yana süregelen İslam’i, inancımızı kendi inandığımız şekilde yaşayabilme ve öğretebilme hakkıdır.
Hak, Hukuk, Adalet, Eşit Muamele Sözlerde Kalmamalı
Hak, hukuk, adalet, kavramlarına  işaret eden Güvercin sözlerini şöyle sürdürdü: Hak, hukuk, adalet, eşitlik, eşit fırsat, eşit muamele, eşit uygulama gibi, doğal hakları ağzından düşürmeyen yasa koruyucuları ve yürütme organları, alevilerin inançlarına ait hak ve hukukunu garanti altına alacak tek cümle dahi etmemekte ısrar ediyorlar.  Bu tutum karşısın da bizler hayal kırıklığı yaşıyormuyuz dersiniz? Elbette ki hayır.  Çünkü yapılmak istenenlerin neler olduğunun aydın bir toplum olarak bilincindeyiz. İnançlarına ait hak ve hukuku garanti altına alınması gereken alevilere şu ana kadar hiç bir bilgilendirme yapılmamıştır. Hazırlık komisyonuna hiç bir alevi alınmamıştır. Dolayısıyla anayasal bir hak olan bu düzenlemeler bir an önce, parti zihniyetiyle değil de, gerçek anlamda toplumum katılımıyla sağlanırsa toplumsal barıs kurulabilir.  Alevilerin Hz.Muhammet&#039;ten bu yana, ibadetlerini uyguladığı cem evleri bir an evvel çok geç kalınmış yasal statüsüne kavuşturulmalıdır. İktidar partisi AKP&#039;nin alevi inanç haklarına bakışı herkesçe malumdur. Ve bu zihniyetiyle yetişip malesef ki devletin en üst kademesine dahi çıkmış üyelerinin, alevilere bakışı esef vericidır. Son olmayacağını bildiğimiz benzeri olaylardan en son yaşananlar tüylerimizi diken diken etmiştir.
Hükümetin Sivas Katliamına Duyarsız Kalması Esef Verici
Hükümetin, Sivas Katliamına duyarsız kalmasını kınayan Güvercin,  şunları da sözlerine ekledi: Bir Avrupa ülkesinde konuşma yapan Sayın Cumhurbaskanımız Abdullah Gül beyefendinin  bulunduğu salonda Aleviler;&quot;Hic olmazsa 37 masum insanın, kadının çocuğun hunharca yakılarak katledilişinin anısına, bir müze yaplmasını ve bu yaşanmış insanlık suçunun gelecek kuşaklara da örnek teşkil etmesinin sağlanması talebinde bulunuyorlar.  Öyle ya, neden anayasa yapmak gereği duyuyorsunuz dendiğinde şu cevabı veriyorlar.  Demokrasi istiyoruz,…Uygarlık istiyoruz. Hak ve hukuk istiyoruz, özgürlük istiyoruz, adaletten bahsediyoruz. Gayet güzel. Eğer öyleyse buyrun yanınızda olalım diyoruz biz de. O halde bütün milli mutabakat çerçevesinde ülkenin birliğini bütünlüğünü  bozmadan bütün  hak ve hukukların anayasal güvence altına alnması ve bir zümrenin bir başka zümre üzerinde tahamumunun engelenmesi en doğal değerler olmalıdır, bu istemler içerisinde. 
Yasama, Yürütme ve Yargının Bağımsızlığı  Demokrasi Sorununu Çözecek
Tabi ki; Yasama yürütme  yargı tamamen birbirinden bağımsız olmalıdır.  En önemlisi Yasa koyucu halkı temsilen yasa yaparken, yürütme de devleti temsilen bu yasalar cercevesinde ülkeyi idare ederken, Yargı, tam bağımsızlğını  korumalı ve yargının  bağımsızlığına gölge  düşürecek  her türlü  uygulamalar kaldırılmalı ve yargıyı  daha da bağımsızlıştarak  tedbirler alınarak, devlet ile vatandas arasındaki ilişkiler de çıkacak  uyuşmazlıklar ve haksızlıklar, vatandaşla vatandaş arasında ki haksızlıklar yargı tarafından değerlendirilmeli haksız olan tarafa gereken müeyyide uygulanmalıdır. Ayrıca yine yasal çerçeve de yürütmenin emrinde çalışan savcılar ve kolluk kuvvetlerinin görevlerinin doğru yapıp yapmadıkları yine bağımsız yargı tarafından denetlenmeli, bir istihatlar zinciri oluşturularak yürütmenin de kendisini yargı kararlarına göre uydurmasının  geleneğinin oluşması sağlanmalıdır. İşte gerçek demokrasi böyle olur ve burda ne Alevi, ne sunni yada başka bir demokrasi sorunu kalır diyoruz. 
Demokrasi Çığırtkanlığı Yapılıyor 
Abdullah Gül’ün  konuşma yaptığı  salonda yukarıdaki talebi dile getiren Alevilerin  salondan dışarı çıkarıldıklarını ve kötü  muameleye tabi tutulduklarını söyleyen Güvercin şu açıklamalarda bulundu:  Bu muameleyi  nasıl yorumlamalayız şimdi. Yani 37 Can’ın yakılması onaylanıyor  mu diyelim. Eğer böyle ise lütfen demokrasi cığırtkanlığı  yapmayınız. Böyle değil ise, Sayın Abdullah Gül neden böyle bir saldırıyı kınamamıştır. Sadece sukunet tavsiyesinde bulunmuştur. Bunda Alevilerin derin esef duyduğunu, ve sidetli bir öfkeye kapıldıklarını  Sayın Gül bilmeli ve sukunet çağrısından daha ileriye giderek  bir kınama açıklaması  yapmalıdır.  Aksi halde Sayın iktidar sahiplerine sorarlar. Acaba siz özgürlükten  sadece kendi özgürlüğümüzü, demokrasi den de sadece size verilmesi gereken bir hak ve sistem olduğu anlamını çıkarıyorsunuz. Olayı böyle anlayanlar bir demokrasi dersi almalıdırlar. Olayı böyle görmeyip demokrasinin ne anlama geldigini bilenler de, kendi vijdanını sorgulamalıdırlar. Ne kadar müslümandırlar. 
Her şeyi bir yana bırakıp,  kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu savunmasız 37 Can’ın  yakılarak öldürüldüğü  bir olayı gündeme getiren bir insanı salondan çıkaranları şiddetle kınıyoruz. 37 insanın yakılarak öldürüldüğü yerde iskender kebap dükkanı açanları  görmemezlikten gelenleri şiddetle kınıyoruz. 37 Can’ın yakılarak öldürüldüğü  bu binada iskender kebabı yiyen her bir bireyi ve buna göz yumarak suç ortaği olanları  şiddetli bir sekilde kınıyoruz.   
Ramazan da oruç tutanın Ramazan da oruç tutmayana yan bakma, eleştirme, kızma hakkı olmadığını  içine sindirmesi gerektiğini göstermeden, namaz kılanın namaz kılmayana saygı göstermesi gerektiğini içine  sindirdiğini göstermeden, başını örtenin başını  açana saygı göstermesi gerektiğini içine  sindirdiğini göstermeden, yani kısacası karşısındakinin  hak ve hukukunu tanıdığını  pratikte  ki duruşuyla sergilemeden, kişi yada kişilerin istedikleri hak ve hukuk istemlerinin aslında sadece kendileri için olduğu bunun adının  da demokrat olmak yerine totaliterizmin savunuculuğu olacaği asikardir. 
25 Milyonluk  Alevi Toplumu  Yok Sayılıyor
25 milyonluk  Alevi toplumun  yok sayıldığını bildiren Güvercin, hükümete şu önerilerde bulundu:  Anayasa çalışmaları  sürdüren ve kendisine de sivil toplum kuruluşları denen kuruluş ve temsilcilerinin içerisinde herkesin adı geçerken alevilerin adı yine geçmemektedir. Asil üzücü  olan da şudur ki; kimse alevilerin kendi tanımlamalarına bırakmadan, onların olmak istedikleri gibi olmaları gerektiği gerçeğine saygı duymadan, herkes kendisine göre bir alevilik tanımlaması yaparak, alevileri kendi maşaları haline getirmeye ve aleviler üzerinden politika yapmaya çalışmaktadırlar.  Alevilerin hak ve hukukukunun garantiye alınmadığı hiç bir anayasa bizi temsil etmeyecek ve böyle bir anayasaya  bizim mutabakatımız olmayacaktır. Sivas’ta yanan 37 insanın katillerine hiç bir gönderme yapmadan konuyu gündeme getirenleri yuhalayanları, aşağılayanları, alçaltanları, şiddetle kınıyor ve  uyarıyoruz. 

Yeter Artik.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Artık Yeter …Avrupa gazetesinde yayinlanmistir </p>
<p>Artık Yeter …</p>
<p>AKP&#8217;nin 22 Temmuz seçim beyannamesinde ve 60. hükümet programında,  ağırlıklı olarak yer tutan sivil anayasa  yapma fikri toplumun geniş kesimlerinde  yankı buldu. İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cem Evi Başkanı Avukat Ali Güvercin’de bu konuyu alevi cemaatinin hakları açısından  değerlendirdi. Güvercin, Türkiye’de son günlerde  Türkiye’de herkesin her şeyi çekinmeden söylediği, herkesin her konuda, hakkını hukunu sonuna kadar savunduğu görünümü verilerek bir anayasa hazırlandığını söyledi.  Güvercin,  bunun malesef ki hak-hukuk kavramlarını  retorik olarak kullanan bir görünümden başka bir şey olmadığını bildirdi.  Güvercin, hak-hukuk kavramları bu görünümü yaratanlarca,  inanılan  bir kavram değildir dedi.<br />
Alevilere  Yapılan Zulme Karşı Ses  Yok<br />
Alevilere yapılan zulme karşı  vicdanları rahatlatacak tek bir ses cıkmadığına değinen Güvercin,  tartışılan hak ve  özgürlükleri,  kim veya kimlerin  tartıştığına bakmak gerektiğini ifade etti.  Güvercin, anayasa komisyonun icerisinde bir tane  Alevi olmadığını, dolayısıyla alevilerin ibadethanelerine kavuşmaları gerektiğinden söz edebilecek tek bir kimse olmadığına işaret etti.  Güvercin, yüzyıllardır, alevi inançlarına yapılan zulmü yok saymaya çalışmanın Türkiye’nin  sıkıntılarını ciddi anlamda arttırdığını vurguladı.<br />
Türkiye Gündemi Kısır Çekişmelerle  Meşgul Ediliyor<br />
Türkiye gündeminin yıllardır,  başörtüsü gibi konularla meşgul edildiğini, bazı kesimlerin de  bu konuyu inançlara müdahale gibi göstermeye çalıştıklarını da söyleyen Güvercin,  bu tutumlarında ısrarla sürdürüldüğünü açıkladı.  Güvercin, bu tartışmaları yapanların,  haksızlığı artıracak bazı olayları körüklemekten de geri kalmadığını, çünkü bunların  amaçlarının  inanç özgürlüklerine hizmet etmek değil aksine din’i çıkarlarına göre kullanmak olduğunu bildirdi. Bu durumun  Türkiye&#8217;nin huzur ve barış ortamına zarar vermekten başka hiçbir işe yaramadığına değinen Güvercin, birilerinin,  Alevilerin inançlarnın, etnik kültür, renk ayrımcılığı vs. değerlere bağli olmadığını anlaması gerekir dedi. Güvercin açıklamalarına şu şekilde devam etti:  Biz tüm insanlığa bir nazarla bakan , incinsende de incitme ilkesini özümseyen bır ‘milletiz’. Niçin inançlarımızı engellemek için yüzyıllardır haklarımızı gasp ediyorlar?  bunun altında yatan nedenlerin başında bu toplumun inanç ve kültürünü asimile etme amaçı gelmektedır  Bu mümkün müdür? Elbetteki hayır. Çok büyük bir kitle artık yeter denilen noktaya getirilmistir.  Oysa amaçımız; Hz.Muhammet&#8217;ten bu yana süregelen İslam’i, inancımızı kendi inandığımız şekilde yaşayabilme ve öğretebilme hakkıdır.<br />
Hak, Hukuk, Adalet, Eşit Muamele Sözlerde Kalmamalı<br />
Hak, hukuk, adalet, kavramlarına  işaret eden Güvercin sözlerini şöyle sürdürdü: Hak, hukuk, adalet, eşitlik, eşit fırsat, eşit muamele, eşit uygulama gibi, doğal hakları ağzından düşürmeyen yasa koruyucuları ve yürütme organları, alevilerin inançlarına ait hak ve hukukunu garanti altına alacak tek cümle dahi etmemekte ısrar ediyorlar.  Bu tutum karşısın da bizler hayal kırıklığı yaşıyormuyuz dersiniz? Elbette ki hayır.  Çünkü yapılmak istenenlerin neler olduğunun aydın bir toplum olarak bilincindeyiz. İnançlarına ait hak ve hukuku garanti altına alınması gereken alevilere şu ana kadar hiç bir bilgilendirme yapılmamıştır. Hazırlık komisyonuna hiç bir alevi alınmamıştır. Dolayısıyla anayasal bir hak olan bu düzenlemeler bir an önce, parti zihniyetiyle değil de, gerçek anlamda toplumum katılımıyla sağlanırsa toplumsal barıs kurulabilir.  Alevilerin Hz.Muhammet&#8217;ten bu yana, ibadetlerini uyguladığı cem evleri bir an evvel çok geç kalınmış yasal statüsüne kavuşturulmalıdır. İktidar partisi AKP&#8217;nin alevi inanç haklarına bakışı herkesçe malumdur. Ve bu zihniyetiyle yetişip malesef ki devletin en üst kademesine dahi çıkmış üyelerinin, alevilere bakışı esef vericidır. Son olmayacağını bildiğimiz benzeri olaylardan en son yaşananlar tüylerimizi diken diken etmiştir.<br />
Hükümetin Sivas Katliamına Duyarsız Kalması Esef Verici<br />
Hükümetin, Sivas Katliamına duyarsız kalmasını kınayan Güvercin,  şunları da sözlerine ekledi: Bir Avrupa ülkesinde konuşma yapan Sayın Cumhurbaskanımız Abdullah Gül beyefendinin  bulunduğu salonda Aleviler;&#8221;Hic olmazsa 37 masum insanın, kadının çocuğun hunharca yakılarak katledilişinin anısına, bir müze yaplmasını ve bu yaşanmış insanlık suçunun gelecek kuşaklara da örnek teşkil etmesinin sağlanması talebinde bulunuyorlar.  Öyle ya, neden anayasa yapmak gereği duyuyorsunuz dendiğinde şu cevabı veriyorlar.  Demokrasi istiyoruz,…Uygarlık istiyoruz. Hak ve hukuk istiyoruz, özgürlük istiyoruz, adaletten bahsediyoruz. Gayet güzel. Eğer öyleyse buyrun yanınızda olalım diyoruz biz de. O halde bütün milli mutabakat çerçevesinde ülkenin birliğini bütünlüğünü  bozmadan bütün  hak ve hukukların anayasal güvence altına alnması ve bir zümrenin bir başka zümre üzerinde tahamumunun engelenmesi en doğal değerler olmalıdır, bu istemler içerisinde.<br />
Yasama, Yürütme ve Yargının Bağımsızlığı  Demokrasi Sorununu Çözecek<br />
Tabi ki; Yasama yürütme  yargı tamamen birbirinden bağımsız olmalıdır.  En önemlisi Yasa koyucu halkı temsilen yasa yaparken, yürütme de devleti temsilen bu yasalar cercevesinde ülkeyi idare ederken, Yargı, tam bağımsızlğını  korumalı ve yargının  bağımsızlığına gölge  düşürecek  her türlü  uygulamalar kaldırılmalı ve yargıyı  daha da bağımsızlıştarak  tedbirler alınarak, devlet ile vatandas arasındaki ilişkiler de çıkacak  uyuşmazlıklar ve haksızlıklar, vatandaşla vatandaş arasında ki haksızlıklar yargı tarafından değerlendirilmeli haksız olan tarafa gereken müeyyide uygulanmalıdır. Ayrıca yine yasal çerçeve de yürütmenin emrinde çalışan savcılar ve kolluk kuvvetlerinin görevlerinin doğru yapıp yapmadıkları yine bağımsız yargı tarafından denetlenmeli, bir istihatlar zinciri oluşturularak yürütmenin de kendisini yargı kararlarına göre uydurmasının  geleneğinin oluşması sağlanmalıdır. İşte gerçek demokrasi böyle olur ve burda ne Alevi, ne sunni yada başka bir demokrasi sorunu kalır diyoruz.<br />
Demokrasi Çığırtkanlığı Yapılıyor<br />
Abdullah Gül’ün  konuşma yaptığı  salonda yukarıdaki talebi dile getiren Alevilerin  salondan dışarı çıkarıldıklarını ve kötü  muameleye tabi tutulduklarını söyleyen Güvercin şu açıklamalarda bulundu:  Bu muameleyi  nasıl yorumlamalayız şimdi. Yani 37 Can’ın yakılması onaylanıyor  mu diyelim. Eğer böyle ise lütfen demokrasi cığırtkanlığı  yapmayınız. Böyle değil ise, Sayın Abdullah Gül neden böyle bir saldırıyı kınamamıştır. Sadece sukunet tavsiyesinde bulunmuştur. Bunda Alevilerin derin esef duyduğunu, ve sidetli bir öfkeye kapıldıklarını  Sayın Gül bilmeli ve sukunet çağrısından daha ileriye giderek  bir kınama açıklaması  yapmalıdır.  Aksi halde Sayın iktidar sahiplerine sorarlar. Acaba siz özgürlükten  sadece kendi özgürlüğümüzü, demokrasi den de sadece size verilmesi gereken bir hak ve sistem olduğu anlamını çıkarıyorsunuz. Olayı böyle anlayanlar bir demokrasi dersi almalıdırlar. Olayı böyle görmeyip demokrasinin ne anlama geldigini bilenler de, kendi vijdanını sorgulamalıdırlar. Ne kadar müslümandırlar.<br />
Her şeyi bir yana bırakıp,  kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu savunmasız 37 Can’ın  yakılarak öldürüldüğü  bir olayı gündeme getiren bir insanı salondan çıkaranları şiddetle kınıyoruz. 37 insanın yakılarak öldürüldüğü yerde iskender kebap dükkanı açanları  görmemezlikten gelenleri şiddetle kınıyoruz. 37 Can’ın yakılarak öldürüldüğü  bu binada iskender kebabı yiyen her bir bireyi ve buna göz yumarak suç ortaği olanları  şiddetli bir sekilde kınıyoruz.<br />
Ramazan da oruç tutanın Ramazan da oruç tutmayana yan bakma, eleştirme, kızma hakkı olmadığını  içine sindirmesi gerektiğini göstermeden, namaz kılanın namaz kılmayana saygı göstermesi gerektiğini içine  sindirdiğini göstermeden, başını örtenin başını  açana saygı göstermesi gerektiğini içine  sindirdiğini göstermeden, yani kısacası karşısındakinin  hak ve hukukunu tanıdığını  pratikte  ki duruşuyla sergilemeden, kişi yada kişilerin istedikleri hak ve hukuk istemlerinin aslında sadece kendileri için olduğu bunun adının  da demokrat olmak yerine totaliterizmin savunuculuğu olacaği asikardir.<br />
25 Milyonluk  Alevi Toplumu  Yok Sayılıyor<br />
25 milyonluk  Alevi toplumun  yok sayıldığını bildiren Güvercin, hükümete şu önerilerde bulundu:  Anayasa çalışmaları  sürdüren ve kendisine de sivil toplum kuruluşları denen kuruluş ve temsilcilerinin içerisinde herkesin adı geçerken alevilerin adı yine geçmemektedir. Asil üzücü  olan da şudur ki; kimse alevilerin kendi tanımlamalarına bırakmadan, onların olmak istedikleri gibi olmaları gerektiği gerçeğine saygı duymadan, herkes kendisine göre bir alevilik tanımlaması yaparak, alevileri kendi maşaları haline getirmeye ve aleviler üzerinden politika yapmaya çalışmaktadırlar.  Alevilerin hak ve hukukukunun garantiye alınmadığı hiç bir anayasa bizi temsil etmeyecek ve böyle bir anayasaya  bizim mutabakatımız olmayacaktır. Sivas’ta yanan 37 insanın katillerine hiç bir gönderme yapmadan konuyu gündeme getirenleri yuhalayanları, aşağılayanları, alçaltanları, şiddetle kınıyor ve  uyarıyoruz. </p>
<p>Yeter Artik.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>feriha tarafından</title>
		<link>http://alevihaber.wordpress.com/2007/07/12/aleviligin-resmen-taninmasi-gerekir/#comment-82</link>
		<dc:creator>feriha</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Aug 2007 09:29:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://alevihaber.wordpress.com/2007/07/12/aleviligin-resmen-taninmasi-gerekir/#comment-82</guid>
		<description>Ben malatyalı sünni bir bayanım.ALEVİ-SÜNNİ KÜLTÜRÜNÜN HARMAN olduğu bir ortamda büyüdüm.Bölgemdeki insanlar,AİLE OLDULAR.KARDEŞ OLDULAR,YAR OLDULAR,BİRLİK OLDULAR.Vergisini alıp,din dersini mecbur kılıp,her köşe başına caami dikip,kiliseleri açıyor,gizli anlaşmalar yapıyor,hatta diyanet pervasızca TSK da din subayı atamayı teklif ediyor.(ŞERİATLA YÖNETİLİYOZ SANKİ! )Benim AİLEM e ibadet hakkı tanınmıyor.Siz sırça köşkte anlamazssınız ama biz ailenin,yar ın,kardeşliğin,birliğin ne olduğunu biliriz.AYIP YA AYIP !ALEVİLİĞİN tanınması,ibadet hakkının verilmesi için cümbür cemaat meydanlara biz sünniler döküleceğiz.taaaki hak tanınana KADAR..inanın AİLEM size destek düşündüğünüzde çok fazla,YANINIZDAYIZ..mail adresimden ulaşabilirsiniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben malatyalı sünni bir bayanım.ALEVİ-SÜNNİ KÜLTÜRÜNÜN HARMAN olduğu bir ortamda büyüdüm.Bölgemdeki insanlar,AİLE OLDULAR.KARDEŞ OLDULAR,YAR OLDULAR,BİRLİK OLDULAR.Vergisini alıp,din dersini mecbur kılıp,her köşe başına caami dikip,kiliseleri açıyor,gizli anlaşmalar yapıyor,hatta diyanet pervasızca TSK da din subayı atamayı teklif ediyor.(ŞERİATLA YÖNETİLİYOZ SANKİ! )Benim AİLEM e ibadet hakkı tanınmıyor.Siz sırça köşkte anlamazssınız ama biz ailenin,yar ın,kardeşliğin,birliğin ne olduğunu biliriz.AYIP YA AYIP !ALEVİLİĞİN tanınması,ibadet hakkının verilmesi için cümbür cemaat meydanlara biz sünniler döküleceğiz.taaaki hak tanınana KADAR..inanın AİLEM size destek düşündüğünüzde çok fazla,YANINIZDAYIZ..mail adresimden ulaşabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
