Alevi Haber Merkezi

Laiklikten Barıştan Kardeşlikten Açık Taraf Olan Alevilerin Güncel Haber Bilgi Sitesi®

NTV Neden’de Prof.Dr.İzzetin Doğan la Söyleşi

Posted by alevihaber Haziran 20, 2007

NTV de Can Dündarın sunduğu “Neden”Programına Cem Vakfı Genel Başkanı İzzetin Doğanın telefonla katıldığı söyleşi yayınlıyoruz.

Cem Vakfı Genel Başkanı ve Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor sayın İzzettin Doğan telefon hattımızda. Sayın Doğan konuklarımızı dinlediniz, programımıza hoşgeldiniz öncelikle, iyi akşamlar diliyelim size.

İzzettin Doğan: İyi akşamlar diliyorum Can bey.

Can Dündar: Burada dinlediğimiz konuklardan da bakınca aslında bir yenilik zanediyorum sizler için de öyle olsa gerek, ilk defa vitrinde daha çok alevi adayları görüyoruz. Bu ne anlama geliyor? Ve siyasete ne katar aleviler açısından bunun önemi ve anlamı nedir sizce?

İzzettin Doğan: Şimdi ben konuklarıma ve izleyecilere saygı, sevgilerimi sunarak sorularınıza cevap vermek istiyorum. Bu tabi Türkiye’nin alışık olduğu bir manzara değil Can bey. Yani bu sadece sizin maharetinizle ortaya çıkan bir olay gibi görünmüyor bana. Sizin maharetiniz, adeta yeni bir damarın fışkırdığını kamuoyuna sunmak gibi gazetecilik becerisi olarak ben görüyorum oradaki dizilmeyi. Şu manada; bugüne kadar alevi yurttaşlar hep oy vermeye mahkum bir grup olarak, grup kelimesi bile fazla kaçıyor bir güruh gibi kabul edilirdi. Yani aleviler ne istedikleri belli olmayan önderleri olmayan, Türk siyasal yaşamında hiçbir etkisi olmayan bir grup, bir kitle olarak kabul edilirlerdi ve onların görevi seçimden seçime gelip oylarını vermek olarak düşünülürdü. Oysa 15 -16 yıldır sürdürdüğümüz bir mücadele görüyorum sizinle birlikte ilk defa meyvalarını vermeye başlıyor. Yani Türk kamuoyuna alevilerin de artık daha bilinçli bir kitle olarak oylarını verirken bir takım ölçüleri esas alarak, bir takım düşünceleri esas alarak oylarını yönlendireceğini kamuoyuna sunuyorsunuz, bu açıdan bir gazetecilik başarısıdır, sizi kutluyorum.

Can Dündar: Çok teşekkürler.

İzzettin Doğan: Zaten öyle olmasaydı katılmazdım da, onu da açıkça söyleyeyim.

Can Dündar: Sağolunuz.

İzzettin Doğan: Şimdi bu 15-16 yıllık cem vakfı’nın ve ona gönül veren insanların yaptıkları barışçı mücadele, hukuk mücadelesinin altında şu yatıyordu; Türkiye’de alevi islam anlayışını benimsemiş olan insanlar ki bunlar sayıları 25 milyonun altında değil, anayasanın tamamen kapsamadığı, anayasal hakların özellikle temel hak ve özgürlüklerin dışındaki bir dünya olarak algılanıyordu ve gerçekte buydu hakikaten. Mesela bir aleviyi müsteşar olarak kolay kolay göremezdiniz, vali olarak göremezdiniz, bugünde göremiyorsunuz zaten. Olanları Akp hükümeti tasviye etmiştir. Bir yargıtay başkanını göremezsiniz eğer olmuşsa derhal onu en kısa zamanda oradan tasviye edilmesi gerekir ve tasviye edilmiştir. Şimdi garip ve aynı zamanda da siyaset bilimi açısından çok ilginç bir tabloyla Türkiye karşı karşıya kalmıştır. Laik cumhuriyetin sigortası olarak kabul edilen büyük bir kitle ve laik cumhuriyetin en büyük güvencesi olarak kabul edilen siyasiler tarafından devleti yönetenler tarafından sayın cumhurbaşkanından, sayın başbakanına parti liderlerinin tümü tarafından kabul edilen bir kitle her nasılsa devlete entegre edilememiştir cumhuriyetten bu yana. Eğer entegre edilebilmiş olsaydı bir kişinin vali olması, emniyet müdürü olması ya da müsteşar olması anormal bir durum gibi gözükmezdi ve onun için de eğer böyle bir durum varsa derhal tasviyesi cietine gidilmezdi. Şimdi bu nereden kaynaklanıyordu? Bu alevilerle ilgili osmanlı döneminin son 400 yılında yaratılmış olan bir efsaneden kaynaklanıyordu, bir iftiradan kaynaklanıyordu. Aleviler anne bacı tanımaz, aleviler mum söndürür ibadetlerinde diye ve birisi de toplumda alevi olmak gibi bir sıfat ile tanınmak istemezdi. Neden? Çünkü alevi demek hemen öbür nitelikleri çağrıştırıyordu. O çağrışımları beraberinde getirdiği için herhangi birisinin bir topluluk içerisinde aleviyim demesi adeta cesaret işi olmuştu. İşte bu 16 yıllık mücadelede bizim yıkmaya çalıştığımız buydu. Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasası tüm yurttaşlarını kapsar ve eğer temel hak ve özgürlükler söz konusuysa bu temel hak ve özgürlüklerden alevilerin de yararlanması gerekirdi. Oysa neyi görüyorduk? Türkiye’de bütün yurttaşlar vergilerini verirler, bu vergiler genel bütçeyi oluşturur, bu genel bütçeden anayasanın 136. ncı maddesine göre diyanet işleri denen bir teşkilata ki genel idare organın içerisinde yeralır ve buna tahsis edilir. Yani herkesten toplanan vergiler din hizmetleri için belirli bir teşkilata tavsiye edilir. Bu teşkilat ne yapar? Sadece sunni islam anlayışını benimsemiş olan bir ekolün mensuplarına ya da işte o istikamette ibadetlerini, inançlarını icra eden kesime ayrılır. İyi güzel de bu genel bütçe alevilerin de vergilerinden oluşuyordu. Peki alevilerin de müslüman olduğunu söylüyorsunuz, diyanet işleri başkanı başta olmak üzere. Peki bu islami kesime kim hizmet götürecek? Onların sizin gibi yani diyanet işleri gibi islamı algılamak ille de günde 5 vakit namaz kılmak, camiye gitmek gibi islamı algılamak, yorumlamak diye bir mecburiyetleri yok ki. Eğer öyle bir mecburiyeti olursa o zaman zaten inanç özgürlüğü olmaz.

Can Dündar: Sayın Doğan şimdi bu görüldü mü diyorsunuz? Yani bu duyarlılık artık daha kitleselleşti ve şimdi daha iyi anlaşılıyor, bu kanıdasınız.

İzzettin Doğan: Evet evet Can bey.

Can Dündar: Bu nasıl başarıldı? Bu mücadeleyle oldu diyorsunuz.

İzzettin Doğan: Bu şöyle başarıldı; bu bizim yaptığımız çalışmalar, ülkeyi yönetme sorumluluğunu yüklenenlerle yaptığımız konuşmalar, özellikle 15 yıl Türkiye’yi yöneten koalisyonlar döneminde tüm başbakanlarla en az 10 defa, 20 defa, 30 defa yapılan konuşmalar ve atılan adımlarla cemevleri’nin temelini beraberce bazen sayın cumhurbaşkanı, bazen sayın başbakanla birlikte attıktan sonradır ki yavaş yavaş aleviler özellikle büyükşehirlerde cemevleri’nde kendi ibadetlerini icra etmeye başladılar ama bunu madem açtınız programınızda o zaman bir özellik katmak için söylemiş olayım, buna eğer hükümetler son 15 yılda itibar gösterip alevilerin hızla kendi cemevleri’ni kurmalarına yetersiz de olsa destek verirlerse bunun bir nedeni vardı Can bey. Asıl önemli nedeni alevilerin üzerinde oynayan dış güçleri alevileri önemli ölçüde Pkk’ya doğru itme tehditinin ortaya çıkması ve aleviler üzerinde dış güçlerin çok önemli ölçüde nüfus sahibi olmaya başlamalarının hükümet edenlerce görülmesidir. Bizim de uyarılarımızın kaale alınmasıdır.

Can Dündar: Bu bir devlet politikası mı yani partiler bazında olmak …

İzzettin Doğan: Aynen böyle. Devlet politikası olarak bu konu kabul edildi ve ben olayın çok yakınında olduğum için size söyleyebiliyorum. 1997’de sayın başbakanın talebi üzerine hacı bektaş’ta buluşmaya karar verdik ve orada sayın cumhurbaşkanının da bulunduğu bir toplantıda sayın başbakan ve başbakan yardımcıları hükümetin tümü cumhuriyet hükümetinin tümü Hacıbektaş’ta şu sözleri verdiler halka, podyumda; bendenizi de zorladılar bende çıktım beraber podyuma. Şunları söyledi o zaman hem sayın Mesut Yılmaz, hem de rahmetli Bülent Ecevit. Bundan böyle cemevi de bizimdir, cami de bizimdir. Bundan böyle genel bütçesinden eğer din hizmetleri için bir pay ayrılacak olursa bu paydan tüm yurttaşlar hakça yararlanacaklardır. Bir üçüncü husus o da belki bir retorik olarak kabul edilebilir; bundan böyle artık Şah iSmail ile Yavuz Sultan Selim’i barıştırma zamanıdır ve bunu söyleyen hükümet orada sadece Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına değil, tüm dünyanın önünde sizler aracılığıyla medya aracılığıyla Türk halkına bir söz veriyordu. Bu sözü niye verdi? Ben belki de biliyorsunuzdur benim asıl uzmanlık alanım uluslararası hukuk ve Avrupa Birliği hukukudur. Kendilerine eğer Türkiye hükümeti olarak bu önlemleri almazsa alevi yurttaşlara inanç özgürlüğünü eşit şartlar içinde tanımazsa Avrupa Birliği’nin bunu Türk hükümetinin önüne önemli bir koz olarak koyacağını söyledim. Bunu önlemek için de onlar da kabul ettikleri için Hacıbektaş’ta bu deklerasyonu yayınladılar ama ne oldu yayınlandı Can bey? Yayınlanan deklerasyona rağmen bugün dahi diyanet işleri başkanlığına ayrılan pay genel bütçeden 2 milyar doların üzerinde bir paydır. 97’den bu yana da o 2 milyar doların altına düşmemiştir doğrudan yapılan yardım ama yine de bununla ilgili olarak alevilere doğrudan doğruya bunun bir tek kuruşu verilmemiş.

Can Dündar: Sayın Doğan burada kesmek zorundayım ama şu sorunun cevabını sizden almadan bitirmeyeyim istiyorum. Önümüzdeki seçimde bu aday kompozisyonuyla bu taleplerin mecliste gündeme gelebileceği hatta üstesinden gelinebileceği konusunda umutvar mısınız?

İzzettin Doğan: Şimdi bakın Can bey aday arkadaşlarıma tabi ben başarılar diliyorum ama alevi yurttaşları ne zaman oylarını ne şekilde kullanacaklarını seçimden bir hafta öncesine kadar öğrenemeyeceksiniz. Neden öğrenemeyeceksiniz? Bakmayın bu yapılan araştırmalara. Ben bu işin epeyce içindeyim. Alevi yurttaşlar bütün siyasi partilerin kendilerine yapacakları vaatleri sizin programlar gibi programlarda ama bu arkadaşlar düzeyinde değil, siyasi partiyi temsil eder ve onu taahhüt altına sokacak düzeydeki genel başkan ya da onun yetki verdiği kişiler düzeyinde yapılacak olan taahhütlere bakacaklardır. O taahhütlerin ne kadar inandırıcı ve ne kadar gerçekleştirilebilir olduğuna bakacaklardır. Ona göre oylarını vereceklerdir. Ben şahsen oyumun rengini bir hafta kalınca açıklayacağım kamuoyuna. Yani alevilerin önüne çıkacak olan adaylar eğer alevi yurttaşların temel ihtiyaçlarını yani bu alanda en masum özgürlük inanç özgürlüğüdür. Onun gereklerini eşit şartlar altında mecliste savunup sağlayamazlarsa oy istedikleri halkın içine gelemezler. İçine gelemezlerse halk yakalarına yapışır. Yani alevi yurttaşların bilinç düzeylerinin geliştiğini ve artık kendi haklarını kendi haysiyetlerini artık eğer koruyamıyorlarsa ya da giden milletvekilleri ona ilişkin yasaları çıkartamıyorlarsa o çabaları sarfedemiyorlarsa alevi yurttaşlar da onlara itibar etmeyeceklerdir diye düşünüyorum.

Can Dündar: Çok çok teşekkürler sayın Doğan programımıza katıldığınız için.

Ntv.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: